ADHK, ADKH ve SYM'den 1 Mayıs Çağrısı!

ADHK, ADKH ve SYM'den 1 Mayıs Çağrısı!

ENTERNASYONAL PROLETERYANIN BİRLİK MÜCADELE VE DAYANIŞMA GÜNÜNDE; EMPERYALİST SAVAŞLARA, SÖMÜRÜ VE BASKIYA KARŞI, 1 MAYIS’TA ALANLARA!

Bizi asın, ama bu ses,sizin boğmak istediğiniz o ses,öyle bir gürleyecek ki, gelecekte sizi titretecek. Bu işçi sınıfının çığlığıdır. Bizi asın, ama unutmayın ki, bizler, bu ülkede bir fikrin tohumlarını ektik. O tohumlar, zamanı gelince, bütün dünyada filizlenecek ve sizin o adaletsiz düzeninizi yıkacak.“ (August Spies, 1887’de Chicago“da idam edilen işçi)

Dünya işçi sınıfı ve emekçiler için, yaşam giderek zorlaşıyor. Bizim sessizliğimiz, kapitalistlerin daha pervasız ve sınırsız saldırılarını geliştirmesine cesaret veriyor. Artı-değer sömürüsünden elde ettiği sermaye ile yetinmeyen kapitalist-emperyalist barbarlar, paylaşılan pazarların yeniden paylaşımı için savaşlar çıkartıyor, işgaller geliştiriyor. Savaşı doğrudan yaşayan ülke işçi sınıfı ve emekçileri, yıkım, ölüm ve yaralılarıyla, topraklarını terk etmeyle; savaşın en ağır bedellerini, savaşın yarattığı fiziksel tahribatı birebir yaşarken; kapitalistler, bu savaşların giderlerinin önemli bir bölümünü, savaşları başlatan veya kışkırtan  ülkelerin işçi sınıfı ve emekçilerinden çıkartıyor. 

Yıllardır süren Rusya’nın Ukrayna’yı işgal saldırısı, ABD ve Avrupa Birliği’nin bu savaşın sürdürülmesindeki ısrarı, İsrail siyonist devleti tarafından sürdürülen ve durmak bilmeyen Filistin soykırımı ve bu soykırıma emperyalistler tarafından verilen ekonomik ve lojistik destek, Yemen ve Sudan’da süren savaşlarda yaşanan en ağır insanlık dramı ve aktüel olarak ABD ve İsrail tarafından Iran’a karşı gerçekleştirilen işgal saldırısı kabul edilemez ve buna sessiz kalınamaz. Yürütülen bu haksız ve kirli savaşların ağır ekonomik yükü; her geçen gün daha fazla hissediliyor. Ölen ve yaralananların ve topraklarını terk etmek zorunda kalanların, katledilen kadın ve çocukların sayısındaki kabarıklık, işsizlik, yoksulluk ve açlık oranlarındaki artış, yürütülen bu talan savaşlarının işçi sınıfı ve emekçilerin çıkarına olmadığını açıklıkla göstermektedir. Kapitalistler, bekçileri olan devletler, kurdukları savaş örgütleri, paramiliter ordular tarafından yürütülen bu savaşları uzaktan izlemektedirler. Savaşlarda vurucu güç olarak savaştırdıkları da sermayedarlar değil, işçi sınıfı ve emekçilerin kendisi ve çocuklarıdır. Yürütülen bu haksız savaşlar, kapitalizmin yaşadığı krizden kurtularak kârlarına daha fazla kâr katmaları, yeraltı zenginliklerini gasp etmeleri içindir. Bu savaşlardan hiç bir işçinin ve emekçinin çıkarı yoktur.

4 Nisan 1949 yılında bir savaş örgütü olarak kurulan NATO bugün hala bir savaş örgütü olma özelliğini koruyor. Bu savaş örgütüne üye olan devletler, ABD emperyalizmi tarafından başlatılan hemen hemen bütün savaşlarda yer almış, destek sunmuştur. Amerikan emperyalizmi, korsan ve haydutça saldırılarına daha fazla ülkeyi ortak etmek için üye sayısını artırmakta, Rusya ve Çin emperyalistlerinin kendilerine saldırabileceği tehdidini kullanarak, askeri bütçelerini artırmaları için üye ülkelere baskı yapmaktadır. İsrail siyonist devleti ile birlikte Iran’a işgal saldırısı düzenleyen Amerikan emperyalizmi, NATO üyesi ülkeleri bu savaşa dahil etmek için provakasyonlara başvurmakta ve açıktan katılmaları yönünde çağrı yapmaktadır. NATO üyesi devletler (İspanya hariç), bu saldırganlığa karşı çıkmıyor, destek veriyor. Üyelerin fiili olarak bu saldırıya katılmalarını isteyen Trump, ABD’nin NATO’dan çekileceği ve dolayısıyla üye ülkeleri „korumasız“ bırakacağı tehdidinde bulunuyor. Bu çabalar, yeni bölgesel savaşların ön hazırlıkları ve sonuçta gideceği hedef, yeni bir dünya savaşıdır. 

Yeni işgalleri ve olası bir dünya savaşını engelleyecek olan tek güç, bu savaşlardan çıkarı olmayan işçi sınıfı ve emekçilerdir. Hemen hemen bütün kapitalist-emperyalist ülkelerde, göçmen düşmanlığı üzerinden faşist hareketler örgütleniyor. Avrupa Birliği, yeni göçmen yasaları ile hem göçmenler üzerinde polis terörünün yaygınlaşmasını, hem de iltica eden göçmenlerin (çocuklu aileler de dahil) Avrupa dışında denetimi zor koşullar altında gözaltına alınmasını sağlıyor. Daha önce aileleriyle birlikte   gelenler de dahil, binlerce çocuğun Avrupa’ya geldikten sonra kaybolduğu gerçeği, Avrupa dışına sürülen çocukların yaşam güvencesi ile ilgili endişeleri daha da arttırıyor. İnsan hak ve özgürlüklerinin yok sayıldığı koşullar topluma dayatılıyor.

İşte tam da bugün, işçi sınıfının alanlara çıkıp kapitalizmin  sebep olduğu yoksulluk, açlık, göç, cinsel ve ulusal eşitsizlikler, katliam ve soykırımların son bulması için; haykırışını yükselttiği gün olmalıdır. Kapitalizmin inşa ettiği bu köhnemiş sömürü dünyasının yerini, tüm eşitsizliklerin son bulduğu, savaşların ve sınırların olmadığı, bütün toplumsal zenginliklerin eşit bir şekilde insanlığın hizmetine sunulduğu bir dünyanın inşa edilmesi, ancak, işçi sınıfı ve emekçilerin birlikte yürütecekleri mücadeleyle mümkün olacaktır! 

Yaklaşık 150 yıl önce işçi sınıfı tarafından kapitalizme karşı atılan  tohumların, filizlenip bu adaletsiz düzeni yıkma mücadelesini, örgütlenerek yükseltelim!

Sömürü ve zülüm çarkının zincirlerini kırmak için ileri!

YAŞASIN 1 MAYIS!

BIJİ YEK GULAN!

ES LEBE DER 1. MAİ

Fotoğraflar

ADHK, ADKH ve SYM'den 1 Mayıs Çağrısı! konulu fotoğraflar
ADHK, ADKH ve SYM'den 1 Mayıs Çağrısı! konulu fotoğraflar
ADHK, ADKH ve SYM'den 1 Mayıs Çağrısı! konulu fotoğraflar
ADHK, ADKH ve SYM'den 1 Mayıs Çağrısı! konulu fotoğraflar