Zürih'te Kuyu Tıpı Hapishanelere Karşı Basın Açıklaması
Türkiye Kuzey Kürdistan'da inşa edilen kuyu tipi hapishanelerin kapatılması için İDHF'nin de kuruluşunde yer aldığı Devrimci Tutsaklarla Dayanışma Platformu İsviçre'nin Zürih şehrinde basın açıklaması gerçekleştirildi.
Devrimci Tutsaklarla Dayanışma Platformu, "Zindanlar yıkılsın, devrimci tutsaklara özgürlük" şiarıyla gerçekleştirdiği eylemde faşit Türk devletinin hapishaneler üzerinden devrimci tutsaklara yönelik baskı ve tecrit politikaları teşhir edilerek, inşa edilen Kuyu Tipi hapishanelerin kapatılması çağrısı yaptı.
Platformun çağrısıyla Zurich'de Stauffacherstr. Meydanı'nda bir araya gelen kitle adına yapılan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi; Egemen sınıfların muhalif kesimleri ideolojik olarak denetleyemediği koşullarda fiziki baskı mekanizmalarını devreye soktuğu vurgulandı. Hapishanelerin bu baskının en yoğun uygulandığı alanlar olduğu belirtilen açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti'nin hapishane tarihinin işkence, katliam ve ağır hak ihlalleriyle dolu olduğu ifade edildi.
Açıklamada, Diyarbakır 5 No'lu, Metris, Mamak, Sağmalcılar, Buca, Ümraniye ve Ulucanlar hapishanelerinde yaşanan saldırılar ile 19–22 Aralık 2000 tarihlerinde 20 hapishaneye eş zamanlı düzenlenen katliam saldırıları hatırlatıldı. Bu saldırılarda onlarca devrimcinin yaşamını yitirdiği, yüzlercesinin yaralandığı ya da sakat kaldığı belirtildi. Türkiye hapishanelerinde halen bin 412 hasta tutsağın bulunduğu, son 25 yılda ise 2 bin 670 kişinin hapishanelerde yaşamını yitirdiği ifade edildi.
Platform, son dönemde inşa edilen ve "kuyu tipi" olarak adlandırılan Y ve S tipi hapishanelerin ağırlaştırılmış tecrit koşullarını daha da derinleştirdiğini kaydetti. Bu hapishanelerin tekli hücre sistemine dayalı olduğu, havalandırmaların hücrelerle doğrudan bağlantısının bulunmadığı ve tutukluların günde yalnızca 1,5 saat havalandırma hakkı kullanabildiği aktarıldı. Hücrelerin güneş görmediği, 24 saat kamera gözetimi altında tutulduğu ve aile görüşlerinin dahi tecrit koşullarında gerçekleştirildiği vurgulandı.
Açıklamada, bu uygulamaların ağırlaştırılmış müebbet infaz rejimini fiilen tüm tutsaklara yaydığı belirtilerek, kitap, dergi ve sosyal hakların gasp edildiğine dikkat çekildi. Tecrit politikalarının sistematik bir işkence biçimine dönüştüğü ifade edildi.
Devletin baskı politikalarına karşı devrimci tutsakların tarihsel olarak direniş geleneği oluşturduğu vurgulanan eylemde, dayanışmanın büyütülmesi çağrısı yapıldı. Eylem atılan sloganlarla son buldu.
Fotoğraflar












