Zürih'te Basın Açıklamasına Çağrı!

Zürih'te Basın Açıklamasına Çağrı!

“İltica temel bir insan hakkıdır”

İsviçre Türkiyeli İşçiler Federasyonu (İTİF) yönetim kurulu üyesi Cemal Toydemir, Türkiye’de maruz kaldığı baskı, işkence, keyfi gözaltı ve tutuklamalar ile anti-demokratik uygulamalar nedeniyle 2023 yılında ülkesini terk ederek İsviçre’ye iltica başvurusunda bulunmuştur.

Toydemir, lise ve üniversite yıllarından itibaren demokratik ve sosyalist düşünceler doğrultusunda faaliyet yürütmüş; işçi ve emekçilerin hak gasplarına, kadınlara yönelik şiddete, Kürt halkı ve Alevi toplumunun haklarının engellenmesine karşı mücadele etmiş; gençlerin eşit, parasız, bilimsel ve anadilde eğitim hakkını savunmuştur. Cemal Toydemir henüz genç yaşında yürüttüğü faaliyetler nedeniyle tutuklanmış ve 7 yıl hapis yatmıştır.

Hapishaneden çıktıktan sonra siyasi faaliyetlerini sürdürdüğü için Türkiye’de Polis ve MİT tarafından sürekli tehdit edilmiş, takibe alınmış ve ajanlık dayatmalarına maruz bırakılmış, ölümle tehdit edilmiştir.  Hayatına yönelik ciddi tehditler nedeniyle Türkiye’de güvenli bir yaşam sürdürmesi imkânsız hale gelmiştir.

Türkiye’de devrimcilere, sosyalistlere, toplumun muhalif tüm kesimlerine yönelik baskı ve sindirme saldırılarının yanında, işkence ve on binlerce faili meçhul cinayet herkes tarafından bilinmektedir. Bu nedenle, kaçırmaların, tehditlerin içinin boş olmadığı binlerce örnekle sabittir. Cemal Toydemir`in bu tehditler sonucu ülke dışına çıkmasının anlaşılır bir yanı vardır. Çünkü ucunda ya yeniden uzun yıllar hapis yatmak ya da ölmek vardır.

Toydemir; İsviçre’de yaptığı iltica başvurusunda, maruz kaldığı tüm baskı ve ihlalleri belgeleriyle ortaya koymuştur. Ancak İsviçre Federal Göçmen Sekreterliği (SEM), “yeterli siyasi profil bulunmadığı” gerekçesiyle başvuruyu reddetmiştir. Avukatları tarafından yapılan itirazda, Türkiye’de hakkında yeniden açılan dava ve “gizlilik” kararı da ilgili belgelerle sunulmasına rağmen, SEM bu belgenin gerçekliğine dair şüpheler ileri sürerek yeniden olumsuz karar vermiştir. Siyasi faaliyetleri nedeniyle 7 yıl hapis yatmış birinin siyasi profilini yetersiz bulmak, en basit deyimle keyfidir, insanların yaşadıkları zorlukları ve baskıları anlamamak, umursamamaktır. Bu keyfiliğin kabul edilir bir yanı yoktur.

İsviçre, siyasi nedenlerle zulüm gören kişilere sığınma hakkını garanti eden 1951 Cenevre Mülteci Sözleşmesi’ne taraf bir ülkedir. Bu sözleşme, İsviçre’de ve diğer ülkelerde mültecilerin korunmasının temelini oluşturmaktadır. İsviçre, Sözleşme’nin kapsamını genişleten 1967 tarihli Ek Protokolü de onaylamıştır. Ancak İsviçre devleti iltica sürecini ilticacılar için adeta bir işkenceye çevirmektedir. Yıllarca kamplarda kötü koşullarda yaşamak zorunda kalan insanlar, her an geri gönderilme tedirginliği içinde psikolojik baskıya maruz kalmaktadırlar. Son birkaç yılda iltica kamplarında yaşanan hak ihlalleri ve intihar vakaları koşulların ağırlığını göstermektedir.

Bizler, aşağıda imzası bulunan kurumlar olarak, İsviçre’nin uluslararası yükümlülüklerine ve Cenevre Sözleşmesi’ne uygun davranmasını; Cemal Toydemir’in iltica başvurusunun kabul edilmesini talep ediyoruz.

Cemal Toydemir’in Türkiye’ye iade edilmesi halinde yaşam hakkının ciddi biçimde tehlikeye gireceğinden endişe duyuyoruz.

Tüm duyarlı kamuoyunu gerçekleştireceğimiz basın açıklamasına katılmaya ve dayanışma göstermeye çağırıyoruz.

Tarih    :21 NİSAN 2026 SALI

Saat     :13:00

Adres   : Trottoir vor Bundesasylszentrum, Duttweilerstrasse 11, 8005 Zürich

İsviçre Türkiyeli İşçiler Federasyonu – İTİF

İsviçre Demokratik Haklar Federasyonu – İDHF

İsviçre Göçmen İşçiler Federasyonu – İGİF

İsviçre İşçilerin Birliği Halkların Kardeşliği Platformu – BİR-KAR

İsviçre İnsan Hakları Dayanışma Derneği – İHDD

Fotoğraflar

Zürih'te Basın Açıklamasına Çağrı! konulu fotoğraflar