Viyana ve Linz'de Volkan Yaraşır ile söyleşiler düzenlendi

Viyana ve Linz'de Volkan Yaraşır ile söyleşiler düzenlendi

ADHF ve ADİF'in "Emperyalist Savaşlar ve İşçi Sınıfının Görevleri” başlığı altında organize ettiği, siyaset bilimci ve yazar Volkan Yaraşır’ın katıldığı söyleşiler Viyana ve Linz’de yapıldı. 

6 Haziran günü Viyana’da gerçekleşen ilk söyleşide moderatör olarak görev alan ADHF yöneticisi içine girdiğimiz süreç üzerine kısa vurgular yaparak, sözü Volkan Yaraşır’a bıraktı.

Volkan Yaraşır, savaş ve kriz diyalektiği üzerinde durarak savaşların kapitalist krizlerin bir semptomu olduğunu söyledi. ABD’nin bir savaş imparatorluğuna dönüştüğünü, küresel düzeyde sürekli savaş dönemine girdiğimizi ifada etti. Sürekli savaş sürecinin aynı zamanda yeniden sömürgeleştirme politikalarıyla birlikte yürütüldüğünü ve tarihsel bir dönemin içinde olduğumuzu vurguladı. Nasıl ki İbrahim Kaypakkaya, Mahir Çayan, K. Nkrumah, A. Cabral yeni sömürgeciliğin analizi yapıp, yüksek bir teorik performans gösterip, politik- pratik ve örgütsel çıkış ve devrimci bir kopuş sağladılarsa, bugün de, yani yeniden sömürgeleştirme sürecinde aynı içerik ve radikallik te devrimci çıkışlara ihtiyaç olduğunu söyledi. Çünkü yeni süreçte emperyalizmin, kapitalist devletin ve devlet toplum ilişkilerinin yeniden biçimlendiğini ifade etti. Türkiye kapitalizminin yönelimleri üzerinde duran Volkan Yaraşır, Türkiye’deki kapitalist devleti yeni/geç faşizm, alt emperyalizm ve iç sömürgeleştirme dinamikleri üzerinden tanımlayabileceğimizi söyledi ve bu parametreleri analiz etti. Yeni süreçte Kürt özgürlük hareketinin yönelimleri ve sosyalist hareketin yaklaşımları üzerinde durdu, konuşmasının final bölümünde geniş bir biçimde dünyada ve Türkiye’de işçi sınıfının yeni kompozisyonu, demografik biçimlenişi, olası yönelimler üzerinde durdu. Ve Mao’ya göndermeler yaparak çelişki teorisi üzerinden sınıf ve kitle hareketlerinin olası mobilizasyonlarını, yerel ve küresel senkronlarını açımlamadı. Yerel düzeydeki bir dinamiğinin küresel etkilerini ve küresel düzeydeki bir gelişmenin yerele olası etkisini kapitalizmin entegrasyon düzeyi, organikliği ve enterkonnekte karakteri üzerinden çözümlemeler yaptı. Ve en zayıf halka ya da çoklu zayıf halkalar üzerinden dünya devrimi dinamiklerini açtı. Bütün katastrofik gelişmelere karşı devrimin olanaklarının arttığını, devrimin güncelleştiğini vurgulayarak sözlerini bitirdi. 

Volkan Yaraşır’ın sunuşu 1 saat 15 dakika sürdü. Oldukça yoğun bir katılım olduğu söyleşinin ikinci bölümde, katılımcılar sorular sordular ve konu üzerine açılımlar yaptılar. Çok sayıda arkadaşın konuştuğu bu bölümde ağırlıkta Kürt özgürlük hareketinin yeni yönelimleri, alt emperyalizm, sınıf hareketinin olası dinamikler üzerinde duruldu. Söyleşi 3 saat sürdü ve bütün katılımcıların söyleşinin sonuna kadar durmaları ve aktif iştirakleri dikkat çekiciydi.

7 Haziran’da Linz’te gerçekleşen söyleşi de moderatörlüğü ADİF temsilcisi yaptı. İçine girdiğimiz süreç üzerine kısa açılımlar yapan temsilci sözü Volkan Yaraşır’a bıraktı. Volkan Yaraşır Viyana sunduğu çerçevede sunuşunu gerçekleştirdi.

Linz’te özelikle kapitalizmin kadının, doğanın ve emeğin sömürgeleştirilmesi üzerinden kendini yeniden ürettiğini, Yaratıcı Üçgen diye tanımladığı kadın özgürlük hareketi, ekolojik hareket ve emek özgürlük hareketinin devrimci bileşkesi üzerinde durdu. Kadın özgürlük hareketinin taşıdığı potansiyeli özel olarak açtı ve Kürt özgürlük hareketinin yeni yönelimleri geniş bir biçimde analiz etti. Sunuşu 1 buçuk saat sürdü. Ardından ikinci bölüme geçildi. Geniş bir katılımın olduğu Linz’de kadınların yoğunluğu dikkat çekti. Özellikle kadın arkadaşlar sorup cevap ve açılımlarıyla çok canlı ve çok verimli tartışmalar yürütüldü.

Aynı şekilde yurtsever arkadaşların geniş katılım gösterdiği söyleşide yoğun bir şekilde Kürt kadın özgürlük hareketi ve Kürt özgürlük hareketi üzerine tartışmalar yapıldı. 4 saate yakın süren Linz söyleşisi inter aktif yönüyle hemen hemen katılımcıların her birinin söyleşiye katılmalarıyla zengin ve verimli bir çalışma oldu.