Ternitz ve Innsbruck'da Suriye'de Alevi Katliamı ve Görevlerimiz Panelleri Başarıyla Gerçekleşti!
17.01.2026 tarihinde Avusturya’nın Ternitz 18 Ocak Pazar günü ise Innsbruck'da Suriye’de Alevi Katliamı ve Görevlerimiz başlığıyla paneller gerçekleştirildi.
ADHF'nin organize ettiği panellere, Ternizt'de ABF ve Demokratik kürt toplum merkezi, ADHF temsilcileri katıldılar. Innsbruck'da ise Alevi Bektaşi Federasyonu ve ADHF temsilcileri katıldı. Panel, saygı duruşu ve ardından Suriye'de Yaşanan Alevi katliamı ile ilgili sinevizyon gösterimiyle başladı.
İlk söz hakkı Alevi Bektaşi Federasyonu adına söz alan Aydın Deniz, Suriye Humus, Lazkiye, Hama, Tartus'da Alevilere yönelik katliam vahşetini detaylarıyla aktardı. HTŞ’nin iktidar olduğu “Yeni Suriye”de, başta Aleviler olmak üzere farklı inançlardan ve ulusal kimliklerden azınlıklara yönelik baskı ve katliamlar devam ettigini ve Alevilere yönelik, insanlığa karşı suç kapsamına girecek türden saldırılar yapılıyor. Cihatçı çetelerin bu saldırılarına tepkisiz ve sessiz kalmayan Aleviler, dünya çapında örgütlenmenin ve devrimci demokratik güçlerle birlikte sürece müdahale etmenin gerekliliğine vurgu yaptı.
Temsilci Devamla Emperyalist ve Siyonist devletlerin iki yüzlülüğünü görmeliyiz. Emperyalist, siyonist tarafların katliamını durdurmaya dönük hiç bir girişiminin olmadığını diplomasi girişiminizde sonuçsuz kaldığını belirtmeliyiz. Örneğin Avrupa Birliği ile yapılan görüşmelerde Katliamın belgeleriyle kendilerine sunmamıza rağmen AB temsilcileri bizleri ikna etmeye çalışarak, sakin olmamızı, yeni bir yönetim olduğunu ve belirli taşkınların olabileceğini söylediler. Bizlerin talebi desteğin kesilmesine yönelikti lakin ertesi gün HTŞ’ye 8 milyar Euro para yardımı yaptılar. Bu para Suriyenin yeniden yapılandırılması adı altında cihadistlere hibe edildiğini aktardı temsilci konuşmasını Dünyadaki bütün Alevilerin Aynı Ortak paydada birleşmesi gerektiğine dair vurgular ile konuşmasını tamamladı.
ADHF Temsilcisi; Kaynayan kazan olarak adlandırılan Ortadoğu, emperyalist güçlerin kendi bölgesel stratejilerini üzerinde ürettiği tüm ulusal-sosyal çelişkilerin tarihsel bir arka planı olduğunu ve bu Tarihsel olarak faklı medeniyetlere ev sahipliğini yapması sonucu zengin kültürel birikimlerle birlikte, ulusal-etnik-inançsal- çelişkilerin dinamik olduğu bir coğrafyadır Ortadoğu. Farklı kültürler arasındaki çelişkileri körükleyen kapitalistler, hegemonya savaşlarını bura üzerinden icra etmiştir. Çünkü, zengin doğal kaynaklarla, jeopolitik önemiyle, bir coğrafya her tarihsel kesitte emperyalist güçlerin iştahını kabartmış, pazar ve kaynak paylaşımı ile emperyalist güçlerin çatışma alanı olduğunu vurguladı. Temsilcisi Devamla, Büyük Ortadoğu Projesi’nin devam ettigini , HTŞ’nin ve Emperyalist devletlerin bu katliamlarının yeni olmadığını, yıllardır Orta Doğu’da, özelde ise Suriye’de sürdürülen emperyalist talan savaşlarının bugün daha da büyük bir boyut kazanmış durumda olduğuna dair vurgular yaptı.
Alevilerin yoğun olarak yaşadığı Lazkiye, Tartus ve Humus bölgelerinde; kadın, çocuk demeden sivillere yönelik saldırılar yapılmakta, binlerce insanın katliamına tanıklık edilmektedir. Bu saldırıları gerçekleştirenlerin HTŞ (Heyet Tahrir Şam) gibi cihatçı gruplar olduğu görülse de, asıl katillerin ABD, İsrail, İngiltere, Türk devleti ve bilumum gerici güçler olduğu unutulmamalıdır. Bu saldırıların gelecekte de devam etmesini engellemek için halkların örgütlenmesi ve topyekûn bir karşı duruş sergilenmesi gerekmektedir. Eğer örgütlü bir direniş sağlanmazsa, bugün yaşananların yarın da devam etmesi kaçınılmaz olacağını ve tüm halkları ve ilerici güçleri bu saldırılara karşı birleşik bir mücadele çağrısı yaparak konuşmasını tamamladı.
Kurum temsilcileri, "TC nin terörsüz Türkiye" olarak formile ettiği, veya "Barış süreci" olarak adlandırılan sürece ilişkin devletin ikiyüzlülüğü, kürt düşmanlığına vurgular yapıldı. TC'nin, HTŞ canilerine destek vererek Humus ve Halep de kürt ulusuna saldırdığını ve bu saldırıların Fırat'ın doğusuna taşındığının altı çizildi. Kürt ulusunun en ufak demokratik kazanımlarının da sahiplenip savunulacağı konularında düşüncelerini belirttiler.
Panel, soru-cevap ve katılımcıların görüşlerini açıklamalarıyla sona erdi.
Fotoğraflar












