Köln’de Son Yılların En Kitlesel Eylemi Rojava İçin Gerçekleşti
Almanya’nın Köln kentinde, 24 Ocak 2026 tarihinde, Kürtlere yönelik Rojava ekseninde yürütülen saldırılar, katliamlar ve soykırım tehdidine karşı 50 bin civarında kişinin katılımıyla son yılların en kitlesel eylemlerinden biri gerçekleştirildi. ABD öncülüğündeki emperyalizmin Suriye’de Colani yönetimine verdiği açık onay ve faşist Türk devletinin askeri, siyasi ve istihbari desteğiyle sürdürülen bu sürece karşı düzenlenen eylem, yalnızca bu güncel saldırılara değil, Kürt ulusunun tarihsel olarak süren varoluş mücadelesine dair güçlü bir sahiplenme olarak da öne çıktı. Bu süreçte gerçekleşen tüm eylemlere Avrupa’nın tüm meydanlarında atılan ve Kürt ulusunun birliğini vurgulayan “Yekê yekê, yekê yekê, gelê Kurd yeke” sloganı rengini verdi.
Bu sahiplenme, Kürt ulusal birliğinin yakın tarihinde yaşadığı kimi kırılma anlarını da hatırlattı. 1990’lı yıllarda Güney Kürdistan’da yaşanan ve “Güney Savaşı” ya da “birakujî” olarak adlandırılan süreçte, Kürtler arasında ortak bir ulusal birlik zemini bulunmuyordu. Türk devletinin (TSK) desteğiyle KDP ve YNK peşmergelerinin Kürt ulusal hareketine karşı yürüttüğü bu savaş, Kürtlerin birbirine karşı konumlandırılmasıyla, güneyli Kürtlerle birlikte dört parçada yaşayan Kürtlerin belleğinde acı izler bırakan dönemdi.
Bu dönemin simgesel anlatımlarından biri, Berîtan filminde yer alan ve tarihsel olarak gerçek bir kişi olan Hasan Kobanê’nin çatışma sahnesidir. Çatışma sırasında gözlerini kaybetmesine rağmen siperden çıkarak elindeki kleşle çatışmayı sürdürmesi, teslimiyeti reddetmenin ve “bir Kürt olarak varım” demenin yani direnen varoluşsal duruşun ifadesidir. Hasan Kobanê’nin, muhimmatı bitene kadar sürdürdüğü ve görmeyen gözleriyle kendini tüm dünyaya göstermek istediği bu hali, “imha etmeye çalışsanız da ben buradayım, size meydan okuyorum; inkar edilemeyecek bir ulusun ferdiyim, beni görün” diyen bir varoluş ve direnme manifestosudur. Yok edilse bile var olduğunu dayatma hali, susturulsa bile görünür olma, Kürt tarihinin tekrar eden gerçeklerinden biri olarak bu sahnede somutlaşır.
Köln’de 24 Ocak’ta gerçekleşen eylem ise, Hasan Kobanê’nin bu tarihsel eyleminin bugün toplumsallaştığını gösterdi. Dört parça Kürdistan’dan gelen on binlerce insan, tek bir bayrak altında —kesk û sor û zêr— bir araya geldi. Alan boyunca yükselen “Kürdistan birdir, Kürt halkı birdir” anlamına gelebilecek “Yek e, yek e, gelê Kurd yek e” sloganları, geçmişin parçalanmışlığına karşı bugün ortaya çıkan birlik iradesinin ve kurtlar sofrasındaki Kürtlerin durumu kabul etmemesinin, var olmayı istemesinin ifadesi oldu.
Eylem, dört parça Kürdistan’dan gelen diasporadaki halkın yanı sıra gençlik inisiyatifleri, Türkiye–Kuzey Kürdistan’lı göçmen örgütleri, devrimci-demokrat Alman örgütlerinin, Kürdistanî ve diğer inanç örgütlerinin ve enternasyonalist dayanışma inisiyatiflerinin de içinde yer aldığı on binlerce kişinin saat 14.00’te Köln Deutzer Werft Meydanı’nda toplanmasıyla başladı.
Katılımın büyüklüğü, meydanın tamamının dolup taşmasından anlaşılıyordu. Genelde Kürtçe, kısmen Almanca, nadiren Arapça ve Türkçe dillerinde atılan sloganlar, Rojava’nın bugün altında bulunduğu tehdidi bir kez daha dünyaya haykırdı. Alanı dolduran pankartlarda, Rojava’nın statüsünün tanınması, saldırıların durdurulması, cihatçı çetelerin yaptığı katliamların teşhiri ve Avrupa devletlerinin, özellikle Alman devletinin tutumunun ifşa edilmesi talepleri öne çıktı. Eylemde, emperyalizmin iki yüzlülüğü yansıyan temalardandı. ABD’nin Kürt dostu ve Avrupa’nın retorik olarak demokratik olduğunu iddia etmesine rağmen, Rojava’ya karşı yürütülen saldırılarda açıkça rol aldığı ve bunun artık gizlenemeyecek kadar görünür olduğu vurgulandı.
Rojava’nın birçok bölgesinde elektrik, su, internet gibi temel yaşam gereçlerinin kesildiği, halkın temel insani ihtiyaçlarının yok sayıldığı vurgulandı.
Eylem boyunca “Bijî Berxwedene Rojava”, “Jin, Jiyan, Azadî”, “Terrorist Erdogan, Terrorist Jolanî” ve “Bîjî Berxwedana YPG û YPJ” gibi sloganlar sıkça tekrarlandı.
Meydanda ayrıca, YPJ komutanı Nesrîn Abdullah Kobanê ile canlı bağlantı kuruldu. Abdullah, saldırıların durdurulması ve Rojava’nın savunulması çağrısını tekrarladı; direnişin devam edeceğini, halkın ve kadınların varoluş mücadelesinin sürdüğünü ifade etti.
Eylemin güzergahı, katılımcıların yürüyüşüyle Deutz-Rhein köprüsünü geçerek şehir içi sokaklardan tekrar Deutzer Werft’e (Deutz tersanesine) dönmesi şeklindeydi. Yürüyüş, yaklaşık 4 saat boyunca sürdü. Gün batımına doğru, eylemin dağılmasına doğru birçok kişi ayrılırken, kalan kitle Köln Altstadt’da yeniden toplandı ve burada akşam eylemi olarak adlandırılabilecek ikinci bir yürüyüş gerçekleştirdi. Bu akşam eylemi, kitlenin dayanışma ve direniş iradesinin gün boyu bitmediğini gösterdi.
Köln’de gerçekleşen bu kitlesel eylem, Rojava ana ekseninde yürütülen saldırıların sadece bir “saldırı” olmadığını; aynı zamanda Kürt ulusun varlığını hedef alan bir soykırım ve tasfiye süreci olduğunu bir kez daha bu defa sokağın diliyle ortaya koydu.
Fotoğraflar












