İsviçre'de Sığınmacı Welat Aydın Süresiz Açlık Grevine Başladı
"Adil yargılama ve sağlık hakkı istiyorum"
İsviçre'de iltica başvurusuna ilişkin hukuki sürecin uzun süredir sonuçlandırılmamasına ve psikolojik tedaviye erişiminin engellendiğini belirten sığınmacı Welat Aydın, 30 Haziran 2026 tarihi itibarıyla süresiz açlık grevine başladığını duyurdu. Aydın, kamuoyuyla paylaştığı yazılı açıklamada, taleplerinin adil ve hukuka uygun bir yargılama süreci ile sağlık hakkına erişimin sağlanması olduğunu ifade etti.
Türkiye'de yaklaşık altı yıl cezaevinde kaldığını belirten Aydın, tahliyesinin ardından baskı, tehdit, takip ve kötü muameleye maruz kaldığını, can güvenliği nedeniyle Kasım 2023'te İsviçre'ye iltica etmek zorunda kaldığını söyledi. İltica süreci boyunca birçok farklı kabul merkezine sevk edildiğini belirten Aydın, bunun hem fiziksel hem de psikolojik açıdan yıpratıcı sonuçlar doğurduğunu ifade etti.
Mart 2025'te iltica başvurusunun reddedildiğini, bu karara karşı İsviçre Federal İdare Mahkemesi'ne itiraz ettiğini belirten Aydın, aradan uzun süre geçmesine rağmen dosyası hakkında hâlâ karar verilmediğini ve belirsizlik içinde yaşamaya devam ettiğini dilegetirdi.
Açıklamasında, itiraz süreci devam ederken GRAVITA Psikolojik Merkezi tarafından yapılan değerlendirme sonucunda kendisine Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) ve anksiyete tanıları konulduğunu aktaran Aydın, uzmanların düzenli psikolojik tedavi önerisine rağmen göç makamlarının tedavi talebini reddettiğini kaydetti.
Yaşadığı hukuki belirsizlik ve tedaviye erişememenin ruhsal durumunu her geçen gün daha da ağırlaştırdığını belirten Aydın, bu nedenle 30 Haziran 2026 Salı günü itibarıyla süresiz açlık grevine başlama kararı aldığını açıkladı.
Aydın, açlık grevi kapsamında şu talepleri sıraladı:
- İltica dosyasının ve ilk derece kararının hukuka uygun biçimde yeniden değerlendirilmesi,
- İsviçre Federal İdare Mahkemesi'nin dosyası hakkında daha fazla gecikmeden karar vermesi,
- Sağlık hakkının tanınması ve ihtiyaç duyduğu psikolojik tedaviye erişiminin sağlanması.
"Bu karar kolay verilmiş bir karar değildir" diyen Aydın, içinde bulunduğu hukuki belirsizlik, yaşadığı psikolojik yıkım ve sesinin duyulmamasının kendisini bu eyleme yönelttiğini belirtti. Açıklamasını, adil, hızlı ve hukuka uygun bir yargılama süreci ile temel sağlık hakkına erişimin güvence altına alınması çağrısıyla tamamladı.












