Haydar Kutan (Hoca) yoldaş Dersim'e Uğurlandı
Yarım asra yaklaşan devrimci yaşamıyla farklı kuşakların hafızasında yer edinen Haydar Kutan (Hoca) yoldaş, Rotterdam’da yüzlerce kişinin katıldığı anma ve uğurlama töreninin ardından özlemini duyduğu Dersim’e uğurlandı.
Yakalandığı hastalık nedeniyle 24 Ağustos’ta yaşamını yitiren Haydar Kutan (Hoca) yoldaş için 29 Ağustos’ta Rotterdam’da anma ve uğurlama töreni düzenlendi. Avrupa’nın farklı ülkelerinden ve kentlerinden gelen yüzlerce devrimci, demokrat, dost ve yoldaşı, Hoca’yı son yolculuğunda yalnız bırakmadı.
Tören alanında toplanan yüzlerce kişi, tertip komitesinin çağrısıyla Hoca yoldaş şahsında devrim ve sosyalizm mücadelesinde yaşamını yitirenler için saygı duruşuna davet edildi.
Saygı duruşu öncesinde Hoca yoldaşın yaşamına, yoldaşlık ilişkilerine ve mücadeleye bağlılığına atıfta bulunularak şu sözler dile getirildi:
“Acılar eksilmez odalardan
Camlar kırık, kapılar örtük
Birazdan yoldaşlarım gelecek
Gözlerinde o eski, o dinmez özlem
Güneşi getirecekler ellerinde.”
Metnin devamında Hoca yoldaşa seslenilerek, “Sevgili Hoca yoldaş, yoldaşların burada, geldiler seni uğurlamaya” denildi. Ardından Hoca’nın farklı mücadele alanlarında ve farklı kuşakların yaşamında bıraktığı izlere vurgu yapılarak saygı duruşuna geçildi.
Saygı duruşunun ardından Hoca yoldaşın naaşı omuzlarda tören alanına getirildi. Naaşın alana gelişi sırasında yüzlerce kişinin alkışları yükseldi.
“Örgütlü yaşamı bütün alanlara taşıdı”
Ardından MKP adına söz alan temsilci, Haydar Kutan yoldaşın kesintisiz örgütlü mücadele yaşamına ve devrimci hareket içerisindeki yerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Konuşmada Hoca’nın yalnızca örgütlü mücadele içerisinde yer alan bir devrimci olmadığı, aynı zamanda örgütlü yaşam anlayışını hayatının bütün alanlarına taşımaya ve çevresindeki insanları da bu fikir doğrultusunda örgütlemeye çalıştığı vurgulandı.
Haydar Kutan’ın MKP’nin ideolojik gelişimine yaptığı katkılara dikkat çekilirken, özellikle MKP Birinci Kongresi döneminde iradeleşen görüş ve teorik tartışmalar üzerinde ciddi bir etkisinin bulunduğu ifade edildi. Hoca’nın halk kitleleri başta olmak üzere devrimci ve demokrat kamuoyunda ifade ettiği yere de dikkat çekildi.
“Bizim büyük bir ailemiz var”
MKP temsilcisinin konuşmasının ardından tertip komitesi tarafından aile adına konuşmak üzere Haydar Kutan’ın oğlu sahneye davet edildi.
Duygu yüklü konuşmasında Hoca’nın oğlunun öne çıkan ifadelerinden biri “Bizim büyük bir ailemiz var” sözleri oldu. Babasının yol arkadaşlarına ve yoldaşlarına seslenen oğlu, törene katılanların yanlarında olmasından duyduğu mutluluğu ifade ederek teşekkürlerini iletti.
Ardından aile adına söz alan Haydar Beltan konuşmasında Hoca’nın ailesinin tarihine ve özellikle dedesinin Dersim’de uğradığı zulme değindi. Dersim’de yaşanan tarihsel kırılmanın Hoca’nın devrimci yönelişinin köklerinden biri olduğuna dikkat çeken Beltan, Hoca’nın tarihsel kişiliği, devrimci çıkışı ve siyasal düşüncelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Duygusal anların yaşandığı konuşma, Hoca’nın yaşamı ve mücadele anlayışına ilişkin anlatımlarla son buldu.
Hoca’nın mücadele yaşamı sinevizyonda.
Aile adına yapılan konuşmaların ardından Haydar Kutan’ın yaşamına dair hazırlanan sinevizyon gösterimine geçildi.
Sinevizyonda Hoca’nın devrimci teoriye ve devrimci tarihe ilişkin değerlendirmelerinin yanı sıra katıldığı panel, seminer ve çeşitli programlardan görüntülere yer verildi.
Gösterimde özellikle Hoca yoldaşın MKP gerillalarına askeri alanda verdiği teorik eğitim çalışmalarına ilişkin görüntülerin yer aldığı bölümde salondan yoğun alkışlar ve sloganlar yükseldi.
Sinevizyon, Haydar Kutan’ın yaşamının son dönemine ait görüntülerle sona erdi.
Sinevizyon gösteriminin ardından Haydar Kutan’ın naaşı, yüzlerce kişinin alkışları ve sloganları eşliğinde omuzlara alınarak özlemini duyduğu Dersim’e uğurlandı.
Naaşın uğurlanmasının ardından törende farklı devrimci ve demokratik kurumlar adına konuşmalar gerçekleştirildi.
“Kaypakkaya geleneğinin bir arada olması beni mutlu eden anlardan biriydi”
TKP-ML Avrupa Komitesi adına yapılan konuşmada Haydar Kutan’ın uzun yıllara yayılan devrimci mücadele yaşamına ve Kaypakkaya geleneği içerisindeki yerine dikkat çekildi.
Avrupa Komitesi’nin değerlendirmesinde, Hoca’nın 1987 yılına kadar TKP-ML saflarında faaliyet yürüttüğü, çeşitli görüş ayrılıkları ve başka nedenlerle partiden ayrı düştüğü belirtildi. Bu ayrılığın Hoca tarafından hiçbir zaman kabullenilmediği ve 1992’de parti güçlerinin birliğini en fazla savunanlardan biri olduğu ifade edildi.
1994 yılındaki ayrılığın ardından ise MKP’nin görüşlerini kendisine daha yakın görerek bu örgütün saflarında yer aldığı; sağlığı elverdiği sürece MKP’nin aktif bir kadrosu olarak farklı düzeylerde sorumluluk üstlendiği ve ölümsüzleştiğinde MKP onur üyesi olduğu aktarıldı.
TKP-ML Avrupa Komitesi’nin değerlendirmesinde Hoca’nın farklı siyasal değerlendirmelere sahip olsa dahi okumaktan, öğrenmekten ve üretmekten hiçbir zaman geri durmadığı, öğrenmede sınır tanımayan bir devrimci yaşamı kendisine ilke edindiği vurgulandı.
Hoca’nın katıldığı panel ve seminerlerde devrim ve sosyalizm propagandası yaptığı, Kürt ulusunun demokratik ve sosyalist bir ülkede birlikte yaşamını savunduğu ve anti-faşist, anti-emperyalist çizgide uluslararası Maoist güçlerin birliğini savunduğu belirtildi.
Konuşmada ayrıca Hoca’nın “Kaypakkaya geleneğinden” olanlara özel önem verdiği, TKP-ML ile MKP arasındaki eylem birliklerine ve ortak çalışmalara önem atfettiği ifade edildi.
Hoca’nın 2016 yılında Kandil’de Halkların Birleşik Devrim Hareketi (HBDH) protokolünün imzalanmasının ardından birlikte kaldıkları dönemde yaşanan bir anı da paylaşıldı. Aynı sofra etrafında bir aradayken Hoca’nın, “Şu anda Kaypakkaya geleneğinin temsilcilerinin bir arada olması beni en fazla mutlu eden anlardan biridir.” dediği aktarıldı.
Hoca’nın HBDH’ye önem veren devrimcilerden biri olduğu belirtilirken, kendisinden aktarılan “Biz Maoistler hiçbir yanlış yapmadık, hedefimize ulaştık” sözlerine de yer verildi.
1976 sonrası Maoist çizginin savunucularından biri.
Yeni Komünizm Kolektifi adına yapılan değerlendirmede ise Hoca’nın özellikle devrimci teorik mücadeledeki ısrarına dikkat çekildi.
1976’da Çin’de gerçekleşen darbenin ardından uluslararası komünist harekette yönelimsizlik ve moral bozukluğunun hakim olduğu, Mao karşıtı güçlerin bu süreci fırsat bilerek saldırıya geçtiği ifade edildi. Bu atmosferden Türkiye-Kuzey Kürdistan’daki Maoist güçlerin de önemli ölçüde etkilendiği belirtilerek, Hoca’nın bu dönemde Mao’nun çizgisini, siyasi zayıflıklara rağmen savunan ender devrimcilerden biri olduğu vurgulandı.
Değerlendirmede Hoca’nın devrimci teoriyi yalnızca geçmişin birikimi olarak ele almadığı; tartışan, araştıran, öğrenen ve üretmeye devam eden bir devrimci olarak yaşamını sürdürdüğü belirtildi.
Devrimci dayanışma ve ortak mücadele vurgusu yapıldı.
Partizan adına yapılan konuşmada Haydar Kutan’ın Avrupa’daki devrimci mücadeleye ve göçmen işçi ve emekçilerin örgütlenmesine verdiği emeğe dikkat çekildi.
Hoca’nın Avrupa’da farklı alanlarda yürüttüğü faaliyetler, devrimci fikirlerin yaygınlaştırılması ve farklı devrimci güçlerle kurduğu ilişkiler üzerinden yaptığı katkılar vurgulandı. Konuşmada devrimci dayanışmanın ve ortak mücadelenin önemi üzerinde duruldu.
ADEF adına söz alan temsilci ise kendi mücadele yaşamında Hoca’nın taşıdığı yere değindi. Haydar Kutan’ın mücadeleye yaptığı katkının yanı sıra polemik, teori ve pratik arasındaki ilişkiye verdiği öneme dikkat çekildi.
Konuşmada Hoca’nın Dersim meselesi üzerine kafa yorduğu, bu alanda düşünsel ve politik katkılar sunduğu da ifade edildi.
MLKP adına yapılan değerlendirmede ise devrimci dayanışma, devrim ve sosyalizm mücadelesinin sürekliliği vurgulanarak Haydar Kutan’ın bu mücadele içerisindeki yerine dikkat çekildi.
Enternasyonal Marşı ile sonlandırıldı
Törende yapılan konuşmalarda ortaklaşan vurgu, Haydar Kutan’ın yaklaşık yarım asırlık devrimci yaşamının ardından bıraktığı mirasın, onu tanıyan ve birlikte mücadele eden kuşakların hafızasında yaşamaya devam edeceği yönündeydi.
Hoca’nın devrimci mücadeleye bağlılığı, örgütlü yaşam anlayışı, teorik-politik üretimi ve farklı devrimci güçlerin ortak mücadelesine verdiği önem, törende yapılan konuşmaların temel başlıklarını oluşturdu.
Konuşmaların ardından törene katılan yüzlerce kişi Enternasyonal Marşı’nı hep birlikte okuyarak Hoca yoldaşı son kez selamladı.
Haydar Kutan (Hoca) yoldaş, yarım asra yaklaşan devrimci mücadele yaşamının ardından, yoldaşlarının omuzlarında özlemini duyduğu Dersim’e uğurlandı.
Hoca yoldaş ölümsüzdür!
Fotoğraflar












