Gözaltında Kaybedilenleri Unutmayalım
Gözaltında Kaybetmelere Karşı Uluslararası Mücadele Haftası (17-31 Mayıs)
Fransa Paris'te 17-31 Mayıs Gözaltında Kaybetmelere Karşı Uluslararası Mücadele Haftası dolayısıyla ADHK Paris ve ACTİT tarafından bir eylem gerçekleştirildi.
Gözaltında kaybedilen devrimcilerin resimlerinin bulunduğu eylem yapılan açıklamalarla son buldu.
Dünyanın birçok ülkesinde, kaybedilen kişilerin yakınları ve insan hakları savunucuları, gözaltında kaybedilen sevdiklerini aramaya devam etmektedir.
Özgürlük, eşitlik ve adalet talep eden her yaştan ve her meslekten insanı susturmak ve mücadelelerini engellemek amacıyla egemen sınıflar tarafından kullanılan bu saldırı yöntemi, bazı dönemlerde devlet politikası olarak uygulanmış ve bazı ülkelerde hâlâ uygulanmaktadır.
Bu vahşi saldırıda insanlar devlet güçleri veya devletle bağlantılı paramiliter çeteler tarafından kaçırılmakta, işkenceyle öldürülmekte ve toplumda kaygı, belirsizlik ve korku yaratmak, böylece toplumsal muhalefeti susturmak amacıyla gizlice bir yerlere gömülmektedir.
Bu saldırı ancak kayıp yakınlarının, ilerici ve devrimci güçlerin ortak mücadelesiyle geri püskürtülebilir. Arjantin'deki Plaza de Mayo Annelerinin yıllara yayılan mücadelesi ile Türkiye ve Kürdistan'daki Cumartesi Anneleri ve kayıp yakınlarının kararlı direnişi bunun önemli örnekleridir.
Türkiye ve Meksika gibi birçok ülkede toplu mezarlar tespit edilmiştir.
Türkiye İnsan Hakları Derneği'nin verilerine göre Türkiye'de:
348 toplu mezar bulunmaktadır,
Bu mezarlarda 4.201 kişiye ait kalıntı olduğu tespit edilmiştir,
45 mezar açılmıştır,
281 kişinin cenazesi çıkarılmıştır.
Latin Amerika'da, Quinto Elemento Data Lab araştırmalarına göre Meksika'da kaybetmeler hâlâ sürmektedir. Yaklaşık 5.600 toplu mezar, 115.000 gözaltında kaybetme vakası ve kimliği belirlenemeyen en az 72.100 cenaze bulunmuştur.
Bu iki çarpıcı örnek bile gözaltında kaybetmelere karşı uluslararası bir mücadelenin gerekliliğini göstermektedir. Çünkü bu, uluslararası bir sorundur.
Bu saldırıyı gerçekleştiren burjuva ve faşist devletler, insanlığa karşı işlenen bu suçu örtbas etmekte ve failleri cezasızlık zırhıyla korumaktadır.
Türkiye'de Cumartesi Annelerinin gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini öğrenmek ve faillerin yargılanması için yürüttüğü mücadele 1051 haftayı geride bırakmıştır. 21 Mart 1995'te gözaltında kaybedilen Hasan Ocak'ın cansız bedeni, ailesi, arkadaşları, devrimci ve ilerici güçlerin mücadelesi sayesinde 58 gün sonra bulunmuş; bedeninde hâlâ işkence izleri vardı. 27 Mayıs 1995'ten bu yana Cumartesi Anneleri, sayısız saldırı, işkence ve davalara rağmen eylemlerini sürdürmektedir.
17-31 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen Gözaltında Kaybetmelere Karşı Uluslararası Mücadele Haftası kapsamında, tüm ilerici ve demokratik güçleri ve insan hakları savunucularını gözaltında kaybedilenlerin akıbeti konusunda duyarlı olmaya ve sorumluların yargılanması için mücadele etmeye çağırıyoruz.
Dünyanın her yerinde gözaltında kaybedilen insanların akıbetini ortaya çıkarmak ve sorumluların yargılanmasını sağlamak için mücadelemizi sürdüreceğiz.
Gözaltında kaybedilenleri unutmayacağız ve unutturmayacağız.
ADHK – Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu
ACTIT – Türkiyeli Göçmen İşçiler Kültür Derneği.












