Avrupa’daki 22 ilerici kurumdan birlikte mücadele kararı
Köln’de Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Genel Merkezinde bir araya gelen 22 devrimci, demokratik ve ilerici kurum, Türkiye’de ve Avrupa’da yükselen otoriterleşmeye, faşizme, ırkçılığa ve emperyalist savaş politikalarına karşı ortak mücadeleyi büyütme kararı aldı. Toplantıda, Avrupa’daki barış ve demokrasi güçlerini bir araya getirecek bir birlik oluşturulması konusunda görüş birliğine varıldı.
Avrupa’da daha önce PAN-IW – NATO ve Emperyalist Savaş Karşıtı Platform bileşenleri içerisinde yer alan Türkiye-Kuzey Kürdistanlı devrimci, demokratik kurumların yaptıkları değerlendirme sonucunda, Avrupa genelinde emperyalizme, faşizme, baskılara ve ırkçılığa karşı yeni bir devrimci-demokratik mücadele odağının ve dayanışma platformunun oluşturulmasına ihtiyaç olduğu fikrini benimseyen kurumların davetiyle bir araya gelindi. Ortak sorunlara karşı, Türkiye’deki ve Avrupa’daki antidemokratik gelişmeler karşısında ortak mücadele olanakları ve Avrupa çapında bir birlik oluşturulmasının koşulları ele alındı.
Toplantı, ev sahipliği yapan AABK Eşit Başkanları Filiz Çağlar ve Hüseyin Mat’ın açılış konuşmalarıyla başladı. Eşit başkanlar, ortak sorunlarımıza karşı ortak çözümleri tartışmaktan ve bunca kuruma ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını belirterek bu birlikteliklerin önemine vurgu yaptılar.
Çağrıcı kurumlar adına toplantının amacına ve hedefine dair yapılan konuşmada, dünya genelinde yaygınlaşan savaş tehlikesi, faşist hareketlerin yükselişi, ırkçılık, cinsiyetçilik ve doğa düşmanlığının yanı sıra, Türkiye’de AKP-MHP iktidarı eliyle inşa edildiği belirtilen totaliter rejime karşı ortak mücadele olanaklarını tartışmanın ve ortak zeminde bu saldırılara karşı birlikte mücadele etmenin önemine vurgu yapıldı. Bu birlikteliğin bunu başaracağına ve halklara umut ve moral aşılayacağına inanıldığı ifade edilerek toplantı gündemlerini tartışmak üzere önerilen divan oluşturuldu ve toplantı gündemlerine dair tartışmalara geçildi.
İki gündem başlığında ortak mücadele tartışıldı
İki gündem başlığı altında gerçekleştirilen toplantının ilk bölümünde, ihtiyaç duyulan ortak mücadelenin siyasal içeriği ve temel hedefleri ele alındı. İkinci bölümde ise geçmiş ortak mücadele deneyimlerinden çıkarılan dersler ışığında, kurulması hedeflenen birliğin hangi örgütlenme biçimiyle daha etkili olabileceği tartışıldı.
Kurum temsilcileri, Türkiye’de, Avrupa’da ve dünyada yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerini ve bu gelişmeler karşısında benimsedikleri örgütlenme perspektiflerini paylaştı. Görüşmeler sonucunda, Avrupa’daki en geniş barış ve demokrasi güçlerini yan yana getirecek bir birlikteliğin oluşturulması konusunda fikir birliği oluştu.
Oluşturulacak birliğin örgütsel biçimi, işleyişi ve siyaset yapma tarzının bir sonraki toplantıda netleştirilmesi kararlaştırıldı. Ayrıca, toplantıya katılan bütün kurumların dahil olacağı ortak bir iletişim grubunun kurulması benimsendi.
AABK Eşit Başkanları: Birlikte kazanabiliriz
AABK Eşit Başkanları Filiz Çağlar ve Hüseyin Mat, yaptıkları konuşmalarda programatik farklılıklara ve örgütsel çeşitliliğe rağmen demokrasi, barış ve eşit yurttaşlık temelinde ortak mücadelenin hem mümkün hem de gerekli olduğunu vurguladı.
Türkiye’de Kürt sorununun demokratik yollarla çözülmesi için bütün barış ve demokrasi güçlerinin sürece destek vermesi gerektiğini belirten Çağlar ve Mat, farklılıklar içinde birlikte mücadele edebilmek için her kurumun ve toplumun hassasiyetlerinin gözetilmesinin önemine dikkat çekti.
Gerek Türkiye’de gerekse Avrupa’da yükselen sağ dalgaya karşı ancak birlikte hareket edilerek direnilebileceğini ifade eden AABK Eşit Başkanları, ortak mücadelenin demokrasi, barış ve eşit yurttaşlık ekseninde geliştirilmesi gerektiğini belirtti.
KCDK-E Eş Başkanı Zümrüt: Barış ve demokrasi birlikte savunulmalı
Avrupa Kürt Demokratik Toplum Kongresi (KCDK-E) Eş Başkanı Zübeyde Zümrüt, Kürt halkının kritik bir süreçten geçtiğini belirterek bu dönemde demokrasi güçleriyle birlikte hareket etmenin önemine dikkat çekti.
Müzakere sürecinin mücadele perspektiflerini sınırlamadığını vurgulayan Zümrüt, “Barış savunulmadan demokrasi kazanılmaz, demokrasi savunulmadan barışa ulaşılamaz” dedi.
Göçmenlerin Avrupa’da karşı karşıya olduğu tehlikelere de değinen Zümrüt, Kürt halkının bu tehlikeleri en yakından yaşayan topluluklardan biri olduğunu ifade etti. Dünyada yaygınlaşan üçüncü dünya savaşı tehlikesine ve dört parça Kürdistan’da devam eden çatışma ve savaşlara dikkat çeken Zümrüt, barışı savunmanın en temel demokratik görevlerden biri olduğunu belirtti.
Emperyalist saldırganlığa ve yükselen faşizme karşı birleşik mücadele
Toplantıya katılan sosyalist kurumların temsilcileri, konuşmalarında emperyalizmin dünya genelinde devrimci ve demokratik örgütlenmelere yönelik tasfiyeci bir saldırı yürüttüğünü belirterek bu saldırılara karşı ortak direnişin önemini vurguladı.
Türkiye’de, Avrupa’da ve dünya genelinde faşist hareketlerin, militarizmin, göçmen düşmanlığının ve cinsiyetçiliğin yükselişte olduğuna vurgu yapan konuşmacılar, emperyalist-kapitalist merkezlerin kendi aralarındaki birlikteliği güçlendirdiğini, buna karşılık ezilenlerin ve emekçilerin aynı ölçüde ortak bir mücadele çizgisi oluşturamadığına dikkat çekti.
Bu durumun güçlü bir direnişin ortaya çıkmasını zorlaştırdığını belirten temsilciler, kurulacak birliğin Türkiye’deki direniş dinamikleriyle Avrupa ve dünya genelindeki mücadele odakları arasında bir köprü oluşturması gerektiğini dile getirdi. Ortak mücadelenin yalnızca mevcut saldırılara karşı dayanışmayı değil, farklı coğrafyalardaki direnişlerin birbirini güçlendirmesini de hedeflemesi gerektiği vurgulandı.
Birlik için geniş katılım ve gözlemci desteği
Toplantıda, oluşturulması hedeflenen birliğin parçası olacağını açıklayan kurumlarla sürece gözlemci olarak katılacağını bildiren kurumlar da belirlendi.
Birliğin parçası olacaklarını açıklayan kurumlar şunlar:
Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK)
Avrupa Kürt Demokratik Toplum Kongresi (KCDK-E)
Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP)
Avrupa Ezilen Göçmenler Konfederasyonu (AVEG-KON)
Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu (ADHK)
Mor Kızıl Kolektif
Avrupa Göçmen Emekçiler Birliği (AGEB)
Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu (ATİK)
Avrupa Devrimci Demokratik Komün İnisiyatifi (ADDKİ)
Enternasyonal Mücadele Kolektifi (EMK)
Yeşil Sol Parti – Avrupa
Sosyalist Kadınlar Birliği (SKB)
Avrupa Devrimci Komün Meclisleri (ADKM)
Avrupa Demokratik Dersim Birlikleri Federasyonu (ADEF)
Avrupa Kürt Kadın Hareketi (TJK-E)
Avrupa Özgürlük ve Barış Forumu (EFFP)
Türkiye İnsan Hakları Derneği (TÜDAY)
Avrupa Sürgünler Meclisi (ASM)
Sürece gözlemci olarak katılacağını bildiren kurumlar ise şunlar:
İşçilerin Birliği Halkların Kardeşliği Platformu (BİR-KAR)
Avrupa Emek-Özgürlük Cephesi
Antiemperyalist Lig (AIL)
Rote Bund
Toplantıda, bir sonraki buluşmaya kadar oluşturulacak birliğe katılabilecek diğer kurumlarla görüşmelerin sürdürülmesi ve genişleme çalışmalarına devam edilmesi de kararlaştırıldı.
Örgütlenme biçimi bir sonraki toplantıda netleşecek
Köln toplantısında, Avrupa çapında ortak mücadeleyi geliştirecek bir birlik oluşturulması yönünde önemli bir irade ortaya kondu. Birliğin siyasal perspektifinin, örgütsel biçiminin ve çalışma tarzının ise önümüzdeki dönemde yapılacak görüşmelerle netleştirilmesi hedefleniyor.
Toplantıya katılan kurumlar, farklı politik ve örgütsel kimlikleri koruyarak ortak sorunlar etrafında birlikte hareket edebilecekleri bir mücadele zemini oluşturma konusunda görüş birliğine vardı. Önümüzdeki süreçte yeni kurumların katılımıyla genişletilmesi planlanan bu zeminin, Türkiye’deki demokratik mücadele dinamikleriyle Avrupa ve dünya genelindeki barış, demokrasi ve emek mücadeleleri arasında dayanışmayı güçlendirmesi amaçlanıyor.
Fotoğraflar












