ADGB’den Prosfygika Komünü'ne Yönelik Saldırılara Karşı Uluslararası Mücadeleyi Büyütme Çağrısı

ADGB’den Prosfygika Komünü'ne Yönelik Saldırılara Karşı Uluslararası Mücadeleyi Büyütme Çağrısı

Avrupa Demokratik Güç Birliği (ADGB), Yunanistan’ın başkenti Atina’da bulunan ve yıllardır mülteciler, evsizler ve yoksullar için bir yaşam alanı olarak varlığını sürdüren Prosfygika Komünü’ne yönelik devlet saldırılarına ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, Prosfygika’nın boşaltılmak ve sermaye projelerine açılmak istenmesine tepki gösterilerek uluslararası dayanışmanın büyütülmesi çağrısında bulunuldu.

ADGB tarafından yapılan açıklamada, Yunanistan devletinin Prosfygika Komünü’ne yönelik müdahalesi sert bir dille eleştirilirken, bölgede yaşayan yüzlerce insanın barınma hakkının ve kolektif yaşam deneyiminin hedef alındığı belirtildi. Kurum, yalnızca bir yerleşim alanı değil, aynı zamanda halkın öz örgütlülüğünün ve dayanışmasının somut bir örneği olarak görülen Prosfygika ile dayanışma içerisinde olduklarını duyurdu.

Prosfygika’nın yalnızca insanların başını sokabileceği bir yer olmadığı, aynı zamanda dayanışmanın, kolektif üretimin ve halkın kendi yaşamını örgütleme iradesinin sembollerinden biri haline geldiği vurgulandı. Bu alanın yıllar içerisinde devlet politikalarının dışladığı kesimler için önemli bir yaşam ve mücadele merkezi haline geldiği ifade edildi.

ADGB’nin açıklamasında, Yunanistan devletinin Prosfygika’daki dört bloğu “yenileme” ve “sosyal konut” projeleri gerekçesiyle boşaltmak istemesinin gerçekte farklı bir amacı olduğu savunuldu. Söz konusu girişimin halkın yaşam alanlarını ellerinden almayı, kolektif yaşam pratiklerini dağıtmayı ve bölgeyi sermayenin kullanımına açmayı hedeflediği belirtildi. Yaşananların yalnızca bir tahliye operasyonu olarak değerlendirilemeyeceği, aynı zamanda halkın öz örgütlü yaşamına yönelik siyasi bir tasfiye girişimi olduğu kaydedildi.

Açıklamada, kent merkezlerinde artan rant projelerinin ve kentsel dönüşüm politikalarının özellikle yoksul kesimlerin yaşadığı bölgeleri hedef aldığına dikkat çekilerek, Prosfygika’ya yönelik müdahalenin de bu politikaların bir parçası olduğu vurgulandı.

ADGB açıklamasında, Prosfygika topluluğunun devlet baskısı karşısında geri adım atmadığı ve direnişi sürdürdüğü belirtildi. Bu kapsamda Aristotelis Chantzis’in 5 Şubat 2026 tarihinde başlattığı açlık grevinin 110. gününe ulaştığı ifade edilirken, Suzon Doppagne’nin de yaklaşık bir aydır sürdürdüğü açlık greviyle direnişe katıldığı aktarıldı.

ADGB, açıklamasının sonunda Avrupa ve dünyanın çeşitli ülkelerindeki ilerici, demokratik ve devrimci güçlere seslenerek Prosfygika ile dayanışmanın büyütülmesini istedi. Kurum, zorla tahliye girişimlerinin durdurulması, barınma hakkının savunulması ve kolektif yaşam alanlarının korunması için uluslararası kamuoyunun harekete geçmesi gerektiğini belirtti.

Atina’daki Prosfygika Komünü etrafında yaşanan gelişmeler, son yıllarda Avrupa’nın birçok kentinde giderek büyüyen barınma hakkı mücadelelerinin de bir parçası olarak değerlendiriliyor. ADGB’nin çağrısı, yalnızca Atina’daki bir yaşam alanının savunulmasına değil; barınma hakkının, dayanışma kültürünün ve halkın kolektif yaşam iradesinin korunmasına yönelik uluslararası bir dayanışma hattının örülmesi gerektiğine işaret ediyor.