Fransa'da Sokaklar Gençlerin!
21 Eylül’de Fransa’da öğretmen yetersizliğine karşı greve giden öğretmenlerin eylemlerine lise öğrencilerinin verdiği destekle başlayan hareket, ülke genelindeki liselilerin, giderek üniversite öğrencilerinin ve son olarak sendikaların katılımıyla kitlesel bir halk hareketine dönüştü. 1968 gençlik hareketiyle aynı özellikleri taşımamakla birlikte onu çağrıştıran bu hareketin en belirgin özelliği, lise öğrencilerinin sokak gösterilerinin ana kitlesini oluşturmasıdır.
“Silahlanmaya ve savaşa değil, eğitime bütçe!” sloganı etrafında gelişen eylemler, yalnızca eğitim sistemindeki sorunlara değil, gençliğin geleceğine ilişkin kaygılara da işaret ediyor
Öğrenciler, haklı talepleriyle sokakları mücadele alanına çevirdiler. Talepleri son derece açık:
- Daha fazla öğretmen ve eğitim personeli istihdam edilmesi,
- Sınıflardaki öğrenci sayısının azaltılması,
- Harabeye dönüşmüş okulların eğitim yapılabilecek koşullara kavuşturulması,
- Öğretmen eksikliği nedeniyle derslerin iptal edilmesine son verilmesi,
- Okullara daha fazla kaynak ayrılması,
- Eğitimdeki eşitsizliklerin ortadan kaldırılması.
Fransa’da liselerdeki öğrenci sayısı son yıllarda önemli ölçüde arttı. Basına yansıyan verilere göre, 2008 yılına kıyasla ortaöğretimde yaklaşık 250 bin daha fazla öğrenci bulunmasına rağmen kamu sektöründeki öğretmen sayısı aynı dönemde azaldı. Kamu liselerindeki sınıfların yaklaşık yüzde 70’inde 30’dan fazla öğrenci bulunuyor.
Öğrencilerin tepkisi, yıllardır biriken bu sorunların artık günlük eğitim hayatını doğrudan etkilemesinden kaynaklanıyor. Eğitim kurumları öğretmen ve kaynak yetersizliğiyle boğuşurken silahlanmaya ve savaşa ayrılan bütçelerin artırılması, gençliğin geleceğine yönelik kaygıları ve öfkeyi daha da büyütüyor.
Özellikle işçi sınıfı ve emekçilerin çocuklarının eğitim gördüğü okullarda yaşanan sorunlar, eğitimdeki eşitsizliklerin sınıfsal boyutunu bir kez daha ortaya koyuyor. Gençliğin farklı kesimlerinin sokaklarda buluşması, işçi sınıfı ve emekçilerin de mücadeleye katılımının önünü açıyor. Böylece eğitim hakkı etrafında başlayan tepki, toplumsal eşitsizliklere ve geleceksizliğe karşı daha geniş bir mücadele dinamiğine dönüşüyor.
Bugün Fransa sokakları, “baldırı çıplakların” öfkeli haykırışlarıyla yankılanıyor. Haklı ve meşru talepler etrafında gelişen bu hareketin bilinçli ve örgütlü bir mücadeleye dönüşmesinden korkan Fransız burjuvazisi, polis şiddetiyle direnişi bastırmaya yöneliyor. Eylemlere yönelik müdahaleler, gençliğin taleplerini bastırmak bir yana, devletin baskıcı karakterini bir kez daha açığa çıkarıyor.
ADHK olarak Fransa sokaklarında ezilenlerin öfkesini haykıran, devlet şiddetine karşı kararlılıkla direnen gençliğin ve onlarla dayanışma içinde mücadeleye katılan işçi sınıfı ve emekçilerin direnişini selamlıyoruz. Gençliğin haklı taleplerine karşı uygulanan baskıyı, polis şiddetini ve devletin tüm saldırılarını kınıyoruz. Fransız gençliğini, kadınları, işçi sınıfını, emekçileri gençliğin haklı talepleriyle bütünleşmeye, direnişi büyütmeye, sokağa çağırıyoruz!
Yaşasın Fransız gençliğinin haklı mücadelesi!
Yaşasın gençliğin, işçi sınıfının ve emekçilerin birleşik mücadelesi!
ADHK
8 Ekim 2026












