Atina'daki Prosfygika Komünü Devlet Saldırısı Altında: Ortak Dilimiz Direniştir!
Yunanistan'ın başkenti Atina'da bulunan Prosfygika, uzun yıllardır yalnızca bir barınma alanı değil; aynı zamanda kolektif yaşamın, dayanışmanın ve alternatif bir toplumsal örgütlenmenin somut, yaşayan ve direnen bir örneği olarak varlığını sürdürmektedir.1930'Iu yıllarda mübadeleyle yerinden edilen halklar için inşa edilen bu yapılar, son 25 yılı aşkın süredir özörgütlü bir yaşam alanına dönüşmüştür. Bugün Prosfygika; evsizlerin, mültecilerin ve yoksulların birlikte yaşam kurduğu; ortak mutfaklardan sağlık dayanışmasına, çocukların kolektif eğitiminden ortak üretime kadar çok yönlü bir komün pratiğini hayata geçirmektedir. Bu yönüyle Prosfygika, kapitalist sistemin dayattığı yalnızlaştırılmış, metalaştırılmış yaşamın karşısında örgütlü bir halk iradesidir.
Ancak bu kolektif yaşam alanı bugün devletin açık ve doğrudan saldırısı altındadır. Attika Bölge Yönetimi tarafından yürütülen proje kapsamında, Prosfygika'nın dört bloğunun zorla tahliye edilmesi planlanmaktadır. "Yenileme” ve "sosyal konut” maskesi altında sunulan bu girişim; gerçekte halkı yerinden etmenin, kolektif yaşamı dağıtmanın ve alanı sermaye için rant sahasına çevirmenin adıdır. Bu, açık bir sınıf saldırısıdır.
Bu saldırı yalnızca bir tahliye girişimi değildir. Bu saldırı; alternatif yaşam biçimlerine, özörgütlü yapılara, devrimci dayanışma ağlarına ve halkın kendi kendini yönetme iradesine yönelmiş politik bir tasfiye operasyonudur. Yunanistan'da ve dünya genelinde hız kazanan soylulaştırma politikaları, kentleri sermaye için yeniden dizayn ederken; yoksulları, göçmenleri ve direnen toplulukları yaşam alanlarından sürmektedir. Prosfygika'ya yönelen saldırı, bu küresel yağma ve tasfiye politikasının somut bir parçasıdır.
Prosfygika topluluğu bu saldırılara karşı boyun eğmemekte, direnişi büyütmektedir. 5 Şubat'tan bu yana sürdürülen ölüm orucu direnişi, bu mücadelenin ne denli kararlı, ne denli geri dönülmez olduğunu göstermektedir. Aynı zamanda Atina başta olmak üzere Avrupa'nın birçok kentinde yükselen dayanışma eylemleri, bu direnişin yalnız olmadığını ve sınırları aşan bir mücadeleye dönüştüğünü ortaya koymaktadır. Bu direniş, yalnızca bir yaşam alanını savunmak değil; geleceği savunmaktır.
Bizler ADHK (Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu) olarak; Prosfygika'da kurulan kolektif ve alternatif yaşam alanını sahipleniyoruz. Zorla tahliye girişimlerini ve devlet terörünü kınıyoruz. Barınma hakkının gasp edilmesine ve komün yaşamın tasfiye edilmesine karşı çıkıyoruz. UIuslararası devrimci dayanışmanın büyütülmesi çağrısını yükseltiyoruz.
Biliyoruz ki Prosfygika'ya yönelen saldırı, yalnızca Atina'ya değil; dünyanın dört bir yanında kurulan özgür, kolektif ve eşitlikçi yaşam pratiklerine yönelmiştir. Bu nedenle verilecek yanıt da enternasyonal olmalı; mücadeleler birleşmeli, dayanışma büyütülmeli ve direniş ortaklaştırılmalıdır.
Prosfygika yalnızca bir mekan değildir. Prosfygika, kapitalist sisteme karşı kurulmuş bir karşıyaşamdır. Bu nedenle savunulması gereken yalnızca duvarlar değil; dayanışma, eşitlik, kolektivizm ve özgürlük temelinde yükselen bir yaşam biçimidir. Bugün Prosfygika'yı savunmak, yarının özgür dünyasını savunmaktır.
Tüm ilerici, devrimci ve emekten yana güçleri; bu saldırıya karşı ses çıkarmaya, mücadeleyi büyütmeye ve Prosfygika komününü savunmaya çağırıyoruz. SessizIik teslimiyettir, dayanışma ise direniştir.
Yaşasın Devrimci Dayanışma!
Yaşasın Kolektif Yaşam!
Kahrolsun Faşizm Yaşasın Mücadelemiz!
Ellerinizi Prosfygika'da Çekin!
ADHK
Nisan 2026
Fotoğraflar












