Ruhr Bölgesi Ayakta (Ruhrpott Rebellion): "Sosyal Haklarımızdan Ellerinizi Çekin!"
Almanya'nın kapitalistleşme sürecinde büyük bir öneme sahip sanayi havzalarından Ruhr bölgesinde emekçiler, kadınlar, gençler ve göçmenler hak gasplarına ve sosyal devleti yok etmeye çalışan yıkım politikalarına karşı devasa bir birliktelik sergileyerek anlamlı bir isyan barikatı kurdu. "Ruhrpott Rebellion" (Ruhr Bölgesi İsyanı) ve IG Metall Duisburg-Dinslaken sendikasının çağrısıyla bir araya gelen binlerce kişi, "Hände weg vom Sozialstaat!" (Sosyal Devletten Ellerinizi Çekin!) sloganıyla alanlara çıkarak Duisburg sokaklarında bir insan seli oluşturdu.
DGB-Haus önünde (Stapeltor) toplanan kitle, coşkulu sloganlar ve marşlar eşliğinde şehrin önemli meydanlarından biri olan König-Heinrich-Platz’a doğru güçlü bir yürüyüş gerçekleştirdi. Miting alanında kurulan kürsüde Federal Hükümet'in politikalarına karşı öfke, işçi sınıfının ise kararlılığı yapılan konuşmalara ve söylenen ezgilere yansıyordu.
Eylemde söz alanlar artan hayat pahalılığına, savaş politikalarına yapılan yatırımlara, konutsuzluğa, gençliğin geleceksizliğine, emekçi sınıfların yaşadığı zorluklara ve bunlarla bağlantılı bir çok konuya dikkat çekerek Merz’in başında olduğu Federal Hükümet’e sert eleştiriler yöneltti. Bu eleştiriler alandaki pankart ve dövizlerde de ifadesini bulmuştu.
Söz alan bir gençlik temsilcisi: “Hükümet milyarlarca Euro’yu okullara, kreşlere, üniversitelere ve altyapıya yatırmak yerine bombalara, savaş uçaklarına ve füzelere akıtıyor! Gençlerin geleceği zorunlu hizmetlerle, savaş çığırtkanlığıyla karartılamaz. Biz başka ülkelerin gençlerine kurşun sıkmak değil, onlarla dostluk kurmak istiyoruz. Çocuklar el bombası değil, su balonu fırlatmalı!" diyerek mevcut durumun en yakıcı meselesine vurgu yaptı.
Kürsüden dile getirilen talepler arasında; 8 saatlik iş gününün korunması, sağlıkta iki sınıflı tıbbi bakım (Zweiklassenmedizin) olarak bilinen ve sağlık hizmetinin eşitliği ilkesine aykırı olan bu uygulamanın son bulması ve krizle zenginleşenlerin vergilendirilmesi gibi talepler vardı.
IG Metall Yönetimi adına konuşan temsilci sosyal devlet harcamalarının "yük" olduğu yönündeki iddiaları sert bir şekilde eleştirirken "Bu ülkede patlayan şey sosyal devletin maliyeti değil, zenginlerin ve süper zenginlerin servetleridir" diyerek sözlerine devam etti. Ardından konuşmasına sağlık ve bakım sektörünün finans şirketleri tarafından yağmalandığını belirterek devam eden sendika temsilcisi herkesin eşit sağlık hakkına sahip olduğu "Vatandaş Sigortası" (Bürgerversicherung) çağrısı yaptı. Konuşmasında ayrıca "8 saatlik iş gününe uzanan o kirli elleriniz uzaklaştıracağız! Bizi 19. yüzyılın vahşi kapitalizmine geri götürmenize izin vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı. Son olarak önemli bir vurguyu son dönemde gündeme gelen "Kapital Rente" (Borsaya dayalı emeklilik fonu) modeline de değinerek yaptı. "İşçilerin geleceğini, yaşlılık birikimlerini borsadaki kumarbazların (zocker) eline bırakamayız. Kumar oynamak isteyen kendi servetiyle oynasın, sosyal devletten elini çeksin!" dedi.
Bu ve benzeri vurgularla süren konuşmalardan sonra Hamburg’tan Nadu, Abdul Kader Chahin, Ali471 sahne performanslarını sergiledi.












