Haydar Kutan (Hoca) Hamburg’da Anıldı!

Haydar Kutan (Hoca) Hamburg’da Anıldı!

Haydar Kutan (Hoca) Yoldaş Hamburg’da Derin Saygı, Özlem, Hüzün ve Devrimci Kararlılıkla Anıldı!

Haydar Kutan (Hoca) yoldaş, Hamburg’da gerçekleştirilen anma etkinliğinde; mücadele yoldaşları, dostları ve sevenleri tarafından derin bir saygı, özlem, hüzün ve devrimci kararlılık duygusuyla anıldı.

Anma etkinliği, Hoca yoldaşın anısına gerçekleştirilen saygı duruşuyla başladı. Ardından, Hoca yoldaşın kendi sesinden okuduğu “VARTİNİK” şiiri dinlendi. Kendi sesinden yükselen dizeler salonda derin bir sessizlik ve hüzün yaratırken, katılımcılar duygu yüklü anlar yaşadı.

Ardından, Hoca yoldaşın mücadele yaşamına bire bir tanıklık etmiş SINIF TEORİSİ temsilcisi söz aldı. Gerçekleştirilen kapsamlı sunumda; Haydar Kutan (Hoca) yoldaşın yarım asrı aşan devrimci-komünist mücadele yaşamı, ideolojik ve politik duruşu, teorik birikimi, örgütsel pratiği ve farklı tarihsel süreçlerde üstlendiği sorumluluklar ele alındı.

Sunuma, Hoca yoldaşın mücadele içerisindeki yerini ve bıraktığı mirası anlatan şu sözlerle başlandı:

“DEH’in Cihan Roy’unu, Kürdistan dağlarındaki gerillanın Munzur’unu, Okurlarının Kazım Cihan’ını, bizlerin ve tüm yoldaşlarının Hocası, yüreği devrim yüklü bir komünisti; Haydar Kutan yoldaşı anmak için toplanmış bulunuyoruz.”

Ardından Hoca yoldaşın halka ve halkların kurtuluş mücadelesine adanmış yaşamı şu sözlerle ifade edildi:

“Bugün burada ömrünü halka ve halkların kurtuluş mücadelesine adayan bir devrim emekçisini, bir devrim hamalını anmak için toplanmış bulunuyoruz.

Proleter enternasyonalizmin yılmaz savaşçısı, Komünist Manifesto’nun sarsılmaz savunucusu, KAYPAKKAYA önder çizgisinin ısrarlı sürdürücüsü bir komünisti anıyoruz.

Etkili polemikleri, keskin kalemi ve sarsıcı hitabetiyle; yarım asrı aşan mücadele deneyimi ve öğretileriyle komünizm mücadelesinin bilge teorisyeni, koca çınarını anıyoruz.”

Hoca yoldaşın yaşamı, 1970’li yılların sonlarından başlayarak 24 Ağustos 2026’da yaşamını yitirmesine kadar uzanan tarihsel süreç içerisinde ele alındı. Bu uzun mücadele yürüyüşünün yalnızca bir biyografi olmadığı; aynı zamanda sınıf mücadelesinin, devrimci hareketin ve komünist mücadelenin önemli tarihsel süreçlerine tanıklık eden bir yaşam olduğu vurgulandı.

Sunumda Hoca yoldaşın teorik ve politik çalışmalarına, özellikle DEH içerisindeki teorik tartışmalara ve bu süreçlerde üstlendiği birleştirici role geniş yer verildi. Ulusal sorun, inançlar ve azınlıklar sorunu üzerine düşünceleri ve bu alanlara verdiği önem üzerinde duruldu.

Hoca yoldaşın devrime ve komünizm davasına adanmışlığı, sarsılmaz inancı, mücadeledeki ısrarı ve zor dönemlerde üstlendiği sorumluluklar, yaşamının farklı tarihsel kesitlerinden örneklerle aktarıldı.

Özellikle sınıf mücadelesinin, devrimci hareketin ve partinin kritik dönemeçlerle karşı karşıya kaldığı süreçlerde Hoca yoldaşın ortaya koyduğu toparlayıcı ve birleştirici tutumun altı çizildi.

Onun açısından devrimci mücadelenin temel ihtiyaçlarından birinin ayrılıkları derinleştirmek değil; ilkeler temelinde komünistlerin birliğini, devrimcilerin birliğini ve halkın birliğini güçlendirmek olduğu vurgulandı.

Bu bağlamda “Devrimin Üç Silahı” konusu kapsamlı biçimde ele alınarak, komünistlerin birliği, devrimcilerin birliği ve halkın birliği konusundaki yaklaşımının anlamı ortaya konuldu.

Sunum boyunca Hoca yoldaşın mücadele arkadaşlarında ve çevresinde bıraktığı iz; teorik birikimi, politik kavrayışı, mücadele deneyimi ve zor dönemlerde sorumluluk üstlenen kişiliği üzerinden anlatıldı.

Hoca yoldaşın yaşamının; devrimde ısrarın, halka bağlılığın ve mücadeleye adanmışlığın somut bir ifadesi olduğu vurgulandı.

Kendi sesi ve görüntüleriyle Hoca yoldaş yeniden aramızdaydı

Kapsamlı sunumun ardından Hoca yoldaşın yaşamını ve mücadele yürüyüşünü konu alan sinevizyon gösterimine geçildi.

Hoca yoldaşın kendi sesinden yapılan aktarımların, yaşamından kesitlerin ve mücadele yıllarına ait görüntülerin yer aldığı sinevizyon, salonda derin bir duygu ve saygı atmosferi yarattı.

Kendi sesinden yükselen sözler ve görüntüler, katılımcılar tarafından sessiz bir hüzün içerisinde izlendi. Hoca yoldaşın anıları, sesi ve mücadele yaşamından kesitler salonda bir kez daha hayat buldu.

Kurumlardan Hoca yoldaşa saygı mesajları

Sinevizyon gösteriminin ardından PARTİZAN Hamburg yoldaşları gönderdikleri yazılı mesajla Hoca yoldaşın devrimci mücadelesine, yarım asrı aşan ve geri adım atmayan direncine ve devrimdeki ısrarına dikkat çekerek kendisini devrimci kararlılıkla andıklarını ifade ettiler.

Ardından Kızıl Bayrak temsilcisi söz aldı. Hoca yoldaşı ve onun mücadele kararlılığını saygıyla andıklarını, birçok etkinlikte birlikte bulunduklarını belirterek; özellikle devrimcilerin birliği konusundaki hassasiyetine ve bu yöndeki çabalarına dikkat çekti. Hoca yoldaşın birlik konusundaki çabalarının takdir ve saygıyla karşılandığının altı çizildi.

Ağıtlarla derinleşen özlem.

Kurum temsilcilerinin ardından sanatçı dostlarımız GRUP BABİL sahne aldı.

GRUP BABİL, Hoca yoldaşın severek dinlediği ve zaman zaman kendisinin de seslendirdiği ağıtlardan bazılarını seslendirdi. Ağıtların ezgileri salondaki özlem ve hüznü daha da derinleştirirken, Hoca yoldaşın anısı sanat ve müzik aracılığıyla yeniden yaşatıldı.

Salonda duygu yüklü ve unutulmayacak anlar yaşandı.

Mücadele mirasına sahip çıkma kararlılığı.

Anmanın son bölümünde, Hoca yoldaşın yaşamı boyunca savunduğu değerlere ve mücadele mirasına sahip çıkmanın önemi bir kez daha vurgulandı.

Onun anısına bağlılık, mücadele mirasını yaşatma ve gelecek kuşaklara aktarma iradesi, anmanın ortak duygusu olarak öne çıktı.

Haydar Kutan (Hoca) yoldaş, geride yalnızca hatıralar bırakmadı.

Geride yarım asrı aşan bir mücadele birikimi, devrimci bir miras, güçlü bir düşünsel zenginlik ve gelecek kuşaklara aktarılacak önemli bir mücadele deneyimi bıraktı.

Onu anmak, yalnızca geçmişe dönüp bakmak değildir.

Onu anmak; yaşamından, mücadelesinden ve deneyimlerinden öğrenerek geleceğe daha güçlü yürümektir.

Hoca yoldaşın halka adanmış yaşamı, mücadele mirası ve anısı yolumuzu aydınlatmaya devam edecektir.

Hoca yoldaşı derin saygı, özlem, hüzün ve devrimci kararlılıkla anıyoruz.

Mücadele mirası yaşayacak, anısı yolumuzu aydınlatacaktır!

Anma etkinliği, Hoca yoldaşa yönelik şu sözlerle sonlandırıldı:

“Hoca yoldaş; toprağın bol değil, Munzur kadar bereketli; yanında yattığın yoldaşların Cafer, Aydın, Aris, Yılmaz ve diğer yoldaşların kadar sıcak; Dersim’in dağları kadar özgür olsun.”